...
Ben hep gidenlere şiir yazdım, sevgili.
Şimdi
Sen kalıyor gibisin.
Ve ben...
Seninle
Nasıl konuşacağımı bilmiyorum.
Ben hep gidenlere şiir yazdım, sevgili.
Şimdi
Sen kalıyor gibisin.
Ve ben...
Seninle
Nasıl konuşacağımı bilmiyorum.
Çöktü. Bir patates çuvalı gibi. Eğri büğrü. Bir sigara yaktı. Bir yudum aldı. Yutkundu. Bir damla süzüldü kadehinden. Bir diğeri. Sonra bir diğeri daha... Tek tek sildi parmağıyla gözyaşlarını şarabın.
Altı Üstü Çok iyi Pişmeli İnsan Hayatın Tadına Bakmadan Önce
Ah sevgili arkadaşım! Gelecektim… Gelemedim, farkındayım. Tam hazırlanmış yola çıkıyordum ki; “Yanıma neleri almalıyım, neleri bırakmalıyım?” diye düşünüp dururken, bir anda bana bir haller oldu. Ellerime bakakaldım. “Bu ellerle mi çıkacağım yola?” derken, aldım elime sargı bezini. Baş parmağımı sardım. Bu parmakla onaylamışım her şeyi. Yetmedi. İşaret parmağımı da sardım.
Her yeni gün Doğarken Işığınla Bir günebakan Hayranlığında Yüzüm dönmez Hiçbir yana