Sapı Kırılmış Kupalar
İtiraf ediyorum: Eğer kupayı çok seviyorsam, sapı kırılsa da atamıyorum.
Diğer sağlam kupaların arasında, o sapı kırık kupa hâlâ güzel görünüyor gözüme.
Sadece artık daha dikkatli tutmam gerekiyor onu, avuçlarımın içinde.
Sabah sessizliklerimize eşlik eden, bir düşün ortasında elimizi ısıtan, sadece bizim bildiğimiz anlara tanıklık eden kupalar… Hepsinin ayrı bir hikâyesi var.
Bir zamanlar çok şey iken artık bir parça daha az olduğumuzu bildiğimiz hâllerimizi anımsatıyorlar.
Daha az konuşan,
daha az güvenen,
belki daha az hayal kuran…
ama hâlâ orada duran bir “biz”.
Eksikleriyle,
kırıklarıyla.