Martı Çığlıklarıyla Uyanmak

Paylaş
Martı Çığlıklarıyla Uyanmak

Her sabah, içimi ince uçlu bir çığlıkla delen birileri var.

Bir yerimden çekilip kaldırılıyorum — fail yine aynı: martılar.

Her sabah, uyku ile uyanıklık arasındaki o saydam sınırda…

Martılar bağırıyor.

Biri kahvaltısını düşürmüş, öteki birinin muhitine girmiş, diğeri belki de aşkını ilan ediyor — bilmiyorum.

Tek bildiğim: hepsi çığlık atıyor. İnsanın, simit değil de yastık fırlatası geliyor üstlerine.

Zamanla bu seslere alışıyor insan.

Ama bir sabah sessizlik olursa, bu kez panik başlıyor:

“Yoksa martılar mı taşındı?! Bir terslik mi var dünyada?!

Belki de öldüm de bu huzur ondan…”

Derken...

Bir çığlık daha.

Belki de sessizlik için martıların susması gerekmiyor.