Çoktan Gitmiş Olan
(Gönderildiği yer: Zamanın arka bahçesi — Damga: Hafızanın küf kokusu)
Sevgili Beni Hâlâ Hatırlayan,
Bu mektup sana, çoktan gittiğim bir yerden geliyor.
Adresi bilmiyorsun. O yüzden cevap beklemiyorum. Ama yine de yazıyorum.
Sen hâlâ oradasın, biliyorum.
O mutfakta, kahve makinesinin başında.
Saatin tik taklarını dinliyorsun,
ama hiçbiri artık sana doğru saati göstermiyor.
Çünkü benden sonra zaman, seni hep biraz kırık bıraktı.
Sen hâlâ oradasın…
O salonda, günlerin geceleri kovalamasını izliyorsun,
ama hiçbiri sana gerçekmiş gibi gelmiyor.
Çünkü benden sonra zaman, anıların hızına, hep biraz yavaş kaldı.
Şimdi sana söyleyeceğim şeyin yine canını yakacağını biliyorum.
O buğulanmış gözlerini kâğıttan kaçıracaksın ama...
Ne söyleyeceğim sana biliyor musun?
Unutma beni.
Evet, yanlış duymadın.
Beni unutma.
Herkes aksini söyledi, biliyorum. Ama sen — hatırla.
Çünkü unuttuğunda, bu mektup yok olur — Ben de yok olurum.
İçinde taşıdığın o kısık özlem, gecenin yarıları sebepsiz yere aklına düşüşüm… tuzlu gözyaşların… Kokusunu buradan alıyorum...
Artık sana gelemem.
Sen de bana gelme.
Ama hatırlamayı sürdür.
Çünkü biliyorsun:
Bu hayatta, yalnızca hafıza zamana meydan okur.
Ve aslında biliyorsun:
Ben bir yerlerde varım…
Tıpkı bu mektup gibi.
İstediğinde bulursun…
— Çoktan Gitmiş Olan