Hayalet
Günlerdir uyarısı yapılan büyük kar fırtınası nihayet başladığında, kendini daha da bir görünmez hissetti o gün.
Gözün gözü görmediği, o yoğun kar yağışının altında bir evin çatısına uzandı.
Kar tanelerinin kendi içinden geçip gitmesini izledi sessizce. Keşke üzerine yağan şu karlardan bir beden yapabilseydi kendine.
Kar durmadan yağıyordu. O ise, uzandığı yerden, beyaz örtünün ağır ağır kalınlaşmasına tanıklık edebiliyordu sadece.
O sırada zihninin bir köşesinde bir düşünce belirdi. Belki bir mucize olabilirdi.
Küçücük bir ihtimaldi ama denemeye değerdi.
Evlerin kapısına üzerinde “Hayal-Et” yazan notlar bırakacaktı.
Belki böylece insanların hayal etmesini sağlayabilir, kurdukları hayalleri izleyebilirdi.
Kapattı gözlerini.
Bekledi.
...
Ertesi sabah, üzerinde “Hayal-Et” yazan notlar, kar taneleriyle birlikte evlerin önüne düştü, camlara yapıştı.
İnsanlar şaşkındı.
Kimisi umursamadı.
Kimisi hayallere daldı.
Tam o anda bir ses duydu.
Dönüp baktı.
Bir çocuk...
Ağlamaklı gözlerle ona bakıyordu.