Zamanın Askıda Kaldığı Yer

Paylaş
Zamanın Askıda Kaldığı Yer

Bazen zaman, kendini insanın ortasında unutturur.

Bazen böyle oluyor. Bir hareketin tam ortasında zamana yakalanıyorum. Sanki zaman, bir kareyi durdurmuş da ben o karede asılı kalmışım. Elimin hızı kalemin ucunu inceltmiş, kalemin çizgisi yoldan çıkmış. Zaman buralara kadar gelmiş de devam etmeyi unutmuş.

Bazı anlar ne geriye ait ne ileriye.

Kimsenin üzerine tarih atamadığı bir duraksama bölgesi.

Ne geçmişe ait bir hatıraya dönüşüyor, ne de geleceğe uzanan bir ihtimali kovalıyor.

Sanki takvimden bir yaprak kopmuş, düşeceği günü bekliyormuş. Sanki bir pencere önünde durmuşum da rüzgâr, perdeyi bir parmak savurmuş.

Zaman, birkaç saniyeliğine nefesini tutmuş.

Bugün hiçbir şey “başlamış” gibi olmadı ve hiçbir şey “bitmiş” gibi hissettirmedi.

Bir gülümseme dudağımda yarım kaldı.
Bir cümle dilimin ucunda asılı.

Belki de içimi en çok ezen şeyler, olmayanların ihtimalleri…

Geçer diyorum ama geçmediğini biliyorum. Çünkü geçmeyen şeyler, zaman değil ― şimdi’nin özlemi.

Belki de bazı zamanlar yaşanmak için değil, yalnızca içinden usulca geçmek için var.